![]()
![]()
‘Oğluma iyi bak, kendine iyi bak’
Şeriatın kestiği parmak acımaz diyerek meşrulaştırılan infazları düşündünüz mü hiç? Peki, parmakları, elleri, kolları şeriat adına kesilen binlerce insanin nasıl yaşadığını düşünmek acıtır mı içinizi?
Acıtıyor benim içimi. Hem de çok.
Simdi yine içimizden birinin alacaklar canını.
Antakyalı Alevi bir ailenin çocuğu olan ve Suudi Arabistan’a ailesine bakabilmek için çalışmaya giden binlerce insanımızdan birisidir Sabri Boğday.
Yirmi altı yaşındaki Sabri Boğday “dini değerlere küfretmek” suçundan idama mahkûm edildi. Aylar sonra eşini telefonla arayabilen Sabri Boğday’ın dilinden ‘Oğluma iyi bak, kendine iyi bak’ diyen sözleri duyulabildi.
Şimdi bir cellâdın elinde son bulacağı idamını bekliyor.
Simdi şeriat adına bir baş alınıp Suudi Krallığına altın bir tepside sunulacak.
Bir Mısırlı terzinin yalancı şahitlik yapıp sonra ortadan yok olan tanıklığına dayanılarak öldürülecek Sabri.
Şeriatın kestiği parmak acımaz mı?
Acıyor Sabri’nin içi… Acıyor annesinin içi… Acıyor eşinin içi… Dostlarının, arkadaşlarının, sevdiklerinin içi acıyor…
Dinden bir korku imparatorluğu kuran Suudi Hanedanlarına dokunmuyor şeriat Sabri.
Onlar Allah adına sistem kurup, Allah adına kesip, Allah adına kararlar verip yeşil Amerikan dolarları ile hüküm sürüyorlar.
Simdi seni asıp aklayacaklar dolarlarını. Şimdi seni asıp ibreti âlem için “sonunuzu görün” diyecekler.
Onlar Milyonların şahitliği önünde “büyük şeytan”la el ele verip küfrediyorlar dinlerine. Şeriat onların parmağını kesemiyor Sabri. Bu yüzden acımıyor canları.
Şeriat yasalarının bir sınıfın çıkarlarını korumak için uygulandığını kimse konuşmuyor Sabri. Konuşamıyor. Konuşanların kelleleri petrolden yapılan totemlere kurban ediliyor…
Balçıkla sıvanmıyor gerçekler fakat dinle sıvanıyor bir güzel.
Ya bizimkiler?
Eğer seni Avrupalılar assaydı, ya da bu kararı verenler Hıristiyanlar olsaydı çoktan ayaklanmış meydanları doldurmuşlardı.
Asan Müslüman, asılan da Müslüman hem de ‘‘öteki Müslüman’’ olunca “ne yapalım şeriatın kestiği parmak acımaz” diyorlar sessizce. Maalesef bir türban kadar değerli değil yaşamın.
Şeriatın kestiği parmak acımaz mı?
“Oğluma ve kendine iyi bak” diyerek idamını bekleyen bir babanın canı acıyor… Sevdiklerinin canı acıyor… Onun için koşturan, vicdani olan herkesin canı acıyor… Benim canım acıyor…