E D İ T Ö R

E D İ T Ö R

günceye düşen haberler

" KIMSELER BILMEDI ICIM YANIYOR OYSA..."

2/3/2008
Kategori: mavimelek.com

Bizsizliğin yorgunluğu çökmüş üzerimize. Kıtlama hayatlarımızın kıt kanaat geçimsizliğini bir bardak sıcak demli çaya verip avutmuşuz yüreğimizin yoksulluklarını. Sana dair, bana dair, bize dair ne var ki avuçlarımızda koca koca soru işaretlerinden başka… Dün gitti, önceki gün de, bugün de gidiyor ayaküstü, yarın da gitmeye mecbur. Mecburiyetlerin sıra dışı öyküleri, öykülerin sözleri, kahramanları yani yaşamın yaşamsızlığa düşen yanlarını yazıyoruz hiç bakmadan ellerimizin densizliğine…
Vaktin karmaşasına atıp oltaları bir umutla çekiyoruz çengele takılanları… Oysa takılan geçmişten arta kalanlardır ve kalanların tadı hiç de masum değildir. Takla attırdığımız her düşüncenin de altının geniş sağlam ağlarla örülü olmaması gibi. Örülü olduğunu düşünmenin avuntusu içinde palyaço sevimsizliğinde bir yüz sırıtıp durmuyor mu yüzümüze. Ne neye güldüğümüz belli, ne neye ağladığımız, ne kimi sevdiğimiz, ne de neye kime sevdalandığımız, ne de öyle işte. "Miz"lerimiz çoğalıyor sadece. Gülüyoruz öylesine, seviyoruz öylesine ve ölüyoruz işte öylesine… Tanrının umutları bile kendisine inanılması üzerineyken, bizlerin tırışkadan umutlarımızın ne önemi var ki…
Sonuçta bütün yakarışlar korkudan doğmuyor mu? Korkudan susmuyor muyuz?
Korkarak ölmüyor muyuz ölümden… Cesur olanları, kendi korkularımızı yüzlerimize vurdukları için yadırgayıp yargılamıyor muyuz… Dikmiyor muyuz gözlerimizi yüreklerine… Paramparça edilirken düşünceleri, seyretmiyor muyuz karanlık bir köşede…

 

www.mavimelek.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »