![]()
![]()
Yine bir 1 Mayıs ve yine provokasyon tamtamları… İsçi ve emekçilerin bayramını bir terör eylemi olarak gören devlet anlayışı her 1 Mayıs öncesi inanılmaz bir şekilde hortluyor ve “provokasyon olacak, aklınızı başınıza toplayın, marjinal örgütler sızacak” gibi ipe sapa gelmez söylemlerle açıklama üstüne açıklama yapıyor…
İsçi ve emekçilerin bayramını ineklerin, koyunların otlatıldığı alanlara hapsetmeyi layık gören bir devlet, onlara hangi gözle baktığını da göstermiş oluyor…
Elbette ki bu provokasyon söyleminde çok büyük bir haklılık var. Provokasyonları CIA dan çalınma yöntemlerle hayata geçiren bir devlet olunca söylem de doğru oluyor. Yine devlet eliyle organize edilen bir kışkırtma eylemi örgütlenip arkasından “gördünüz mü biz söylemiştik” diyebilme ihtimali ise oldukça yüksek. Bu yüzden 1 Mayıs’a savaşa gider gibi hazırlanan bir devletimiz var.
Taksim, işçi ve emekçilerin, bayramlarını kanlarıyla hak ettikleri bir alandır ve orada özgürce kutlama hakkına da sahiptirler. Taksimin bedelini fazlasıyla ödemiştir işçi ve emekçiler…
1 Mayıs’ ı yasadışı ve gayri meşru bir kutlama olarak göstermeye çalışanların kendileri gayri meşrudur. Gayri meşrudur, çünkü emek düşmanlığı yapmak zaten insan hak ve özgürlüklerinin karşısında durmaktır. İnsan hak ve özgürlüklerinin karşısında iseniz evet gayri meşrusunuz demektir.
Hükümetin bu konudaki tavrı ise durumu çok iyi tarif etmektedir. Bir başbakan işçi ve emekçilere yapılacak en büyük hakareti “ayak takımı” benzetmesiyle yaparak daha baştan kendi gayri meşruluğunu ilan etmiştir. “Padişahım çok yaşa “ şakşakçıları arasında gerçekten kendisini padişah zanneden bir zat, elbette ki bu söylemi çok rahat yayabilir. Hiçte şaşırtıcı değildir. Bilmediği ise, krallar, imparatorlar yıkanlar, tarihe yön verenler bu “ayak takımı’’ bu ‘‘baldırı çıplaklar” dır.
Yolsuzluklarının faturasını emekçilerin haklarını gasp ederek çıkarmaya çalışan hükümet elbette ki hak ve özgürlükler düşmanı olacak ve zor kullanacaktır. Taksim korkusunun sebebi işte biraz da burada yatmaktadır. AKP ırkçı yüzünü hak ve özgürlükler mücadelesinin her aşamasında göstermiştir. Demokrasiyi demokrasiyle yıkmaya çalışan ve kendi soygun ve gerici sistemini yerleştirmeye çalışan AKP kendi kadrolarından oluşan bir polis devleti inşa etmiştir. Tek amacı vardır kendisi gibi düşünmeyen herkesi susturmak...
Amerika’nın bir zamanlar komünizm tehlikesi adi altında ürettiği politika olan “yeşil kuşak” projesini, AKP simdi kendi projesi olarak hayata geçirmektedir. AKP nin yeşil kuşak projesi adım adım çok güçlü Arap destekli sermaye ile hayata geçiyor. Bu durumun önündeki tek engel ise hak ve özgürlükler mücadelesinin içerisinde olan güçlerdir…
İşte 1 Mayıs bu yüzden hükümeti daha çok korkutmaktadır. Kendisi gibi düşünmeyen yüz binlerce insanin bir arada olması tek çoğunluğun kendileri olmadığını gösterecektir. Kendisi dışında hiç bir ‘‘güç’’ e tahammül edemeyen AKP nin korkusunu Taksim büyütmektedir.
Bu “ayak takımı”nın yüz binler olup tek bir ses olarak gürlemesi sanırım her yerde kendi borazanını öttürmeye alışık olan AKP nin çok canını sıkacaktır. Tekke ve Tarikat kültüründen doğan biatçılıktan koca bir soygun imparatorluğu kuran AKP ye her şeyin kendi istedikleri gitmediğini 1 Mayıs çok iyi gösterecek, ve hatta uygulayacağı ‘‘zor’’ kendisini vuracaktır diyebiliriz.